Doğrulama Siteleri Neyi Doğruluyorlar? (video)

Türkiye’de Teyit.org gibi benzerleri çıkan Snopes gibi ünlü doğrulama sitelerinin aslında politik ve ticari amaçlar güden dezenformasyon makineleri, bir başka deyişle “sahibinin sesi” olduklarını anlatan kısacık bir video. Türkçesi var.

https://plandemic.com/fake-checkers/

veya

rumble.com/v1husxv-fake-checkers.html

Coronagercegi.com’a teşekkürler.

Geri Zekalı Öğrencinin Tercih Kılavuzu

Öğrencinin ve ana-babanın altyapıya önem vermesi gerekir. Bunun için öğrencinin meslek lisesi gibi bayağı ve varoş okulları asla düşünmemesi gerekir. Çünkü herkes en iyi özel okullarda, eğer o olmuyorsa en iyi fen liselerinde, Anadolu liselerinde okumayı hak eder. Bir toplumda herkes doktor, mühendis, şirket patronu olmalıdır. Ne kadar çok kişi bu işleri yaparsa toplum o kadar kalkınır. Okumaya devam et “Geri Zekalı Öğrencinin Tercih Kılavuzu”

En Temel Düşünce ve İletişim Becerilerinin Yokluğu

Aşağıdaki alıntı bir sosyal medya grubuna yazılan bir mesaj metnidir. Eleştirel okuma yöntemleriyle okuyalım:

Sağlığınıza şükretmek ve bu yılı bir iyilikle kapatmak ister misiniz?

“Kim bir canı kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur.” — Maide 32

Bu yıl 100 kişiyi ikna edip 3 tüp kan örneği ile kök hücre bağışı için sisteme kayıt açmalarına vesile olmak gibi bir hedef koymuştum. 

Yılın bitmesine 25 gün kaldı ve sadece 9 kişiye ulaştım (gülücük). Buradan da insanlara ulaşmak ve olur da birinin kalbine dokunursam diye çağrı yapmak istedim.

Kök hücre bağışı bugün birçok hastanın beklediği; çoğumuzun farkında bile olmadığı hayat kurtaran bir iyilik fırsatı.

Süreçle ilgili aklınıza takılan bir şey olursa, merak ettiğiniz bir aşama varsa bana doğrudan yazabilirsiniz.

“İçinizden hayra çağıran, iyiliği emreden bir topluluk bulunsun…” (Âl-i İmrân 3/104)

Bu ayeti yaşayan ve yaşatanlardan olmak ümidiyle. (eller göğe uzanmış dua eden gülücük)

Okumaya devam et “En Temel Düşünce ve İletişim Becerilerinin Yokluğu”

Dijital Medya Okuryazarlığı ve Arşivcilik

Bazı yazılarımda sözünü etmiştim, çevremdekilere de söylüyorum; çevrimiçi bir bağlantıya gönderme yapacağınız zaman web.archive.org veya archive.is gibi ücretsiz arşivleme hizmetlerini kullanın veya konu çok önemliyse şirketlerin arşiv hizmetleri veya Noterler Birliği gibi ücretli alternatifleri de bunların yanında kullanın diye. Satır içi diyalog arayüzlü olan ücretsiz öğrenen yazılım sitelerini (“yapay zeka” adıyla pazarlanıyorlar) kullanırken bir şeyin farkına daha iyi vardım: Bu yazılımlar ücretli olarak erişilen içerikler dahil bütün içeriği okuyabiliyor. Tabi, ücret ödüyorlar mı orası bize karanlık kalacak. Örnek vermek gerekirse bazı öğrenen yazılımların fikri mülkiyet ürünlerini torrent, yani korsan yolla okuduğu haberi yalanlanmadı.[1] Burada dikkatlerden kaçan başka bir olguya işaret etmek istiyorum. Ücretli olsun olmasın, çevrimiçi içeriğin kalıcılığı çok çok az. İnternet çoğunlukla ticari ve politik amaçlarla kullanılan bir ortam olduğu için, yani bizim gibi blogcular, forumcular gibi karşılıksız paylaşım amaçlı kullanıcılar soyu tükenmek üzere olan bir azınlığı oluşturdukları için içeriğin kalıcılığı yok. Gavurun “link rotdediği şey gerçek. Ortalama olarak URL bağlantılarının yarısı birkaç yıl içinde yok oluyor. İçerik yok olmasa da erişim kayboluyor. Beni daha sıkı arşiv yapmaya iten etmenlerden biri bu. Öğrenen yazılımlar ise neredeyse sınırsız olan arşivlerinden dolayı internette gördükleri hiç bir şeyi unutmuyorlar. Bu güzel bir şey mi? Arşivde bir yerde duran belgeden alıntı yapıp kullanıcıyla paylaşıyor ama belgenin tamamını paylaşmıyorsa hayır, bu korkutucu bir şey. Çünkü çevrimiçi içeriğin pratik olarak yüzde yüzü yok olacak ve bu yazılımlar yok olan içeriği “hatırlıyor” olacak. Ama tam olarak neydi o kaybolan içerik, işte bunu paylaşmayacaklar. Daha da kötüsünü düşünelim (çünkü eleştirel düşünürün işi bu), bu içeriği gerçekte var olduğundan farklı biçimde paylaşacaklar. Yani bildiğin “evrakta sahtecilik” yapacaklar. Ama suçu kanıtlayacak arşivi kimse tutmadıysa veya yaşamın gayet doğal engelleri nedeniyle sahteciliği adli yaptırım konusu yapamıyorsa bir insan kuşağı geçmişi yanlış hatırlayarak, yanlış bilerek yetiştirilecek. Okumaya devam et “Dijital Medya Okuryazarlığı ve Arşivcilik”

Hemen İnandın

Çünkü eleştirel medya okuryazarlığı adına hiçbir çaban olmadı. Basın şirketlerine sövüyorken bile onlardan her duyduğuna inanıyorsun. “Hepsine inanmıyorum yahu” mu dedin? O zaman önceliklerini bilmiyorsun. Falanca ünlünün uyuşturucu skandalına inanmamayı seçiyorsun örneğin, “uslamlama yaptım, inandırıcı gelmiyor, tuzak kurulmuş olabilir” diyorsun, oysa bu haberin gerçekliğini saptamanın senin için önemli hiçbir sonucu olmayacak. Ama senin için çok önemli haberlerin gerçek olma olasılığı hakkında hiç ciddi kafa yormadın. Sorun etmedin, aklına güvendiğin kişilerle tartışmadın, “araştırma” veya “düşünme” sözcüklerinin hakkını verecek bir emek vermedin. Böyle olduğun için yıllar geçtikçe yuttuğun zokaların hesabını bile yapamıyoruz. Okumaya devam et “Hemen İnandın”

Kitap Karşılaştırması: Dikkat Tacirleri / Çalınan Dikkat

Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz (12 sayfa): Tıkla

DİKKAT TACİRLERİ: İnsan Zihnine Girmek İçin Verilen Amansız Mücadele

Tim Wu

 (The Attention Merchants: The Epic Scramble to Get İnside Our Heads)

Okumaya devam et “Kitap Karşılaştırması: Dikkat Tacirleri / Çalınan Dikkat”

“Hayır” Demeyi Öğrenelim

Modaya düşkün kadınlar vitrinde gördüklerini satın alırlar. Vitrine traktör lastiği koyun, onu bir dekorasyon eşyası olarak satın alacak en az bir kadın bulunur. Çevresindeki kadınların gözünde modayı yeterince izleyen biri olduğu izlenimi verebildiyse kısa sürede binlerce kadını traktör lastiği siparişi verirken bulursunuz.

Bu, onlara özgü bir davranış değil. Bu davranışın ilacının “hayır” demeyi öğrenmek olduğunu düşünüyorum. Ama kişisel gelişimcilerin dediğini demeyeceğim. Yani konumuz kişisel talepleri çekinmeden geri çevirmeyi öğrenmek değil. Farklı bir şey söyleyeceğim.

Okumaya devam et ““Hayır” Demeyi Öğrenelim”

“Sosyal Mühendislik” Yöntemi Kullanan Dolandırcılar

Sosyal mühendislik politika, toplumbilim ve ruhbilim bilgi alanlarının konusudur. Sosyal sözcüğünden anlaşılacağı üzere kalabalıkların davranışlarını yönetmekle ilgilidir, teker teker bireylerinkini değil. Terimin bireysel ilişkiler için kullanılması yanlış bir kullanımdır. Konu bireysel dolandırıcılık olduğunda psikolojik yöntemler kullanılmasına sosyal mühendislik yerine psikolojik dolandırıcılık veya basbayağı bilişim dolandırıcılığı demek doğru olur. Yeni Türkiye’nin bir bilişimcisi sosyal mühendislik dediğinde aslında bilişim kanalları kullanılarak yapılan dolandırıcılığı kast ediyor, toplumbilim terimini değil.

Okumaya devam et ““Sosyal Mühendislik” Yöntemi Kullanan Dolandırcılar”