SALDIRI SAFSATALARI

Adam Karalama Safsatası (İng. argument against the man /argumentum ad hominem)

Adam karalama safsatası, “Saldırı Safsataları”ndandır. Bu başlık altındaki safsatalarda öneri yerine, öneriyi yapan kişi tartışma konusu edilerek, savlara karşı çıkmak yoluyla yapılır. Saldırı safsataları, adam karalama safsatası, niteliksel adam karalama safsatası, “sen de” safsatası, dolduruşa getirme (önyargı oluşturma) safsatası olmak üzere dört türdür. Adam karalama, bir kişinin önerileri yerine, önerinin geri çevrilmesini sağlamak için, kişinin niteliklerini küçümseyerek yapılan saldırıdır. Seçkinci, feminist, ateist, dinci söylemlerde buna sıklıkla başvurulduğunu gözleriz.

Saldırı safsatasına düşmemek için savlamada nedensellik ilkesini unutmamak gerekir. Kişi eğer doğrulanabilir (=yalanlanabilir) deliller sunuyorsa kişilik özellikleriyle ilgilenmek boşunadır. Kişinin güvenilirliği ancak savın doğrulanamadığı durumlarda önem kazanır.

“A: Ali hayvanları yiyecek ve giyecek için öldürmenin yanlış olduğunu söylüyor.
B: Bırak Ali’yi. Hayvanlara bayılan karı kılıklı bir hanım evladı o.”

“Özelleştirmenin yanlış olduğunu savunanlar ulusalcı sosyalist, yani ‘Nazi’dirler.”

“Onun önerisini kabul edemeyiz. Çünkü o karşı partiden.”

“Ateist bilim adamlarının dürüst olacağını sanmıyorum.”

“Hükümet işçilerin isteğine göre mi davransın? Ayaklar baş mı olacak?”

“İnananlara bir bak. Sorunlarını çözemeyince sığınacakları güvenli bir liman arıyorlar. Bulamayınca da uyduruyorlar. Tanrı düşüncesi korkak, kendine güvensiz kimselerin saplantısıdır.”

 

Niteliksel Adam Karalama (İng. circumstantial ad hominem)

Bir kimsenin görüşlerinin yanlış olduğunu gösteren kanıt sunmak yerine, o kimsenin niteliklerine (kişiliğine, niyetlerine…) saldırarak karşı çıkmak veya karşı savda bulunmaktır. Etiketleme safsatası veya niyet okuma safsatası olarak da karşımıza çıkar.

“Erdoğan bu konuda haklı olamaz. Çünkü kanının son damlasına kadar muhafazakar.”

“Bizce TC Cumhurbaşkanı’na yakışır bir şekilde gitmeyi tercih etmeli. GAP uçağı yatarken onun birkaç bin gariban vatandaşın ‘aferin’ini alacak, ama kendisini de Amerika’ya ‘turist’ gibi indirecek bir uçağa binmesi çok yanlış bir tercih olur. Popülizm uğruna makamı harcamak olur. Tasarruf değil, itibar savurganlığı olur. Devletin Cumhurbaşkanı’na verdiği uçağı kullanmamak tevazu değildir.” (Güngör Mengi, 30.8.2000, Sabah)

Yazar, Cumhurbaşkanının Amerika’ya giderken GAP uçağı yerine tarifeli uçakla gitmesinin popülizm olacağını bunu da birkaç bin gariban vatandaşa yaranmak için yaptığını söylüyor.

“Tanrı yoktur diyorsun, çünkü bu sıralar tanrıtanımazlık moda.”

“Bakanın vergi artışıyla ilgili söylediğini dinlemeyin, çünkü kendisi bu artıştan etkilenmeyecek. Onun tuzu kuru.”

“A: Türkçe namaz şu şu gerekçelerle uygundur.
B: Hayır. Bunu savunanlar namaz bile kılmıyorlar.”

 

İlişkiyle Suçlama Safsatası (İng. guilt by association)

Liberallerin çarpıtma ve karşıdakini aşağılama amacıyla en çok başvurdukları safsatalardan biridir. Rakibin savı çürütülemeyince son çare olarak özellikle ırkçılık, faşizm, Nazilik gibi kötülüğü kendinden menkul, tabu olmuş simgelerle özdeşleştirme yoluna gidilir. Duyguya başvurma safsatasında olduğu gibi, tartışmanın izleyicilerinin çiğ duyguları devreye sokulur. “Nefret suçu” söylemi ve bu suçları yasalaştırma gündemi başından sonuna dek bu safsata

“Nazi Partisi Avrupa’da milliyetçiliğin ve yurtseverliğin doruğunu temsil eder. Almanya savaşta hezimete uğramıştır. Milliyetçilik ve yurtseverlik ideolojileri de…”

“Yahudi karşıtı söylemde bulunanların hepsi birer Nazi’dir. Adolf Hitler de Yahudi karşıtıydı.”

“Soykırım inkarcıları tarihsel revizyonizm adı altında gelecekte yeni bir Holokost’un meydana gelmesine zemin hazırlamaktadırlar, bu anlamda Nazi’lerden farkları yoktur.”

 

“Sen de” Safsatası (İng. fallacy of “you too”)

Bir sava yanıt vermek yerine, sav sahibinin diğer söyledikleri veya davranışlarıyla tutarlılık içinde olmadığını öne sürmektir. Adam karalama safsatasının bir biçimidir.

“Hayvanları beslenme ve giyim amacıyla öldürmek yanlış mı diyorsun? Yanılıyorsun. Çünkü deri ceket giyiyor, biftek yiyorsun.”

“Gülünçlüğe bak! Eşcinselin biri çıkmış, eşcinselliğin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu söylüyor.”

“Erdoğan her fırsatta Kılıçdaroğlu’nun SSK yolsuzluğunu gündeme getiriyor. Sanki kendisi yolsuzluk yapmadı.”

“AKP’ye vermeyelim de kime verelim, hepsi aynı değil mi?”

 

Dolduruşa Getirme Safsatası (İng. poisoning the well)

Bir insan hakkında önceden olumsuz bilgiler (doğru veya yanlış) ileri sürerek, onun sonradan söyleyeceklerini gözden düşürmeye ve bir önyargı oluşturmaya çalışmaktır. Adam karalama safsatasının özel bir biçimidir.

“Panele Edip Yüksel konuk olacak, dinlerseniz. Hani şu sahte peygamberin peşinden giden…”

“Başbakanın yetkilerini genişleten yasaya karşı çıkacak olanlar bilin ki vatan hainleridir.”

“Görüldüğü gibi enerji darboğazından çıkış yolumuz rüzgar türbinlerinden ve güneş pillerinden geçiyor. Şimdi petrol lobilerinin adamları yenilenebilir enerjiyi sözümona çürütecekler, dinliyoruz…”