Sözcükler – 5: Bir Harf Neleri Değiştirir

Bir sözcüğün neleri değiştirdiğinin, insanların düşüncelerini ve duygularını dolayısıyla davranışlarını nasıl etkileyebileceğinin örneklerini verdik. Şimdi Türkçenin kıvraklığının da yardımıyla tek bir harfin aynı etkiyi, hatta daha dehşetli etkiyi nasıl yaptığının örneğini vereceğim: “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası”. Okumaya devam et

Sözcükler – 3: Basının Sözcük Cambazlıkları

2013 yılının Haziran ayında Türkiye’de benzeri görülmemiş kalabalık protesto gösterileri ve türlü yürüyüşler yapıldı. Ana akım basın alnına hiç çıkmayacak kapkara bir leke sürerek altı gün boyunca olayları haber yapmadı. Salt bu davranış bile toplumun bütün bir basın olgusunu sorgulamasına, paradigmaları keşfetmesine, zihnindeki taşları yerinden oynatmasına, gençlerin meslek seçimlerinde bir kırılmaya yol açmasına yeterdi. Ne yazık ki sağkalım mekanizmaları iyice zayıflayan toplum vermesi gereken tepkinin onda birini veremedi. Bir ülkede darbe olduğunda bütün seçilmişler, vekiller dağıtılır. 2013 Haziran’ında toplumun yasal ve/veya ahlaki yaptırım gücünün bütün ana akım Türk basınına yaptığı işten el çektirmesi ve hem basın kavramıyla, hem basın tüketicisinin koyunları andıran davranışıyla hesaplaşmaya girmesi gerekirdi. Olmadı. Bu büyük suçu cezalandırmadığı için Türk toplumu cezasını çekiyor ve bugün basından daha büyük, daha örgütlü yalanlar işitiyor.

Konuya gelirsek, gösterilerin haberi yapılmaya başlandıktan sonra basının sözcük seçimleri iyiden iyiye dikkat çekmişti. Bunlara örnekler vereceğiz. Okumaya devam et

Sözcükler – 2: Anlamsız Sözcükler

Sözcüklerle düşünürüz. Sözcükler olmadan düşünebilmek de olanaklıdır ancak sözcükler süreci hızlandırmaya, berraklaştırmaya, izlemeye ve gözden geçirmeye yararlar. Uygar insanların çevrelerinde çok türlü nesne, sistem ve yapı bulunduğu ve bunlara yenileri eklendiği için uygarlaşmaya koşut olarak sözcük dağarcığı genişler. Okumaya devam et